![]() |
|
|
#1 (permalink) |
|
Yönetici
![]() ![]() ![]() Üyelik Tarihi: Feb 2008
Mesajlar: 4.665
Rep Gücü: 8107
Rep Puanı: 801196
Rep Derecesi : ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Gerçek zamanlı strateji ile 3 boyut kavramı uzun süre birbirlerine zıt iki tema oldu. Hatırlarsanız “WarCraft III 3 boyutlu olarak hazırlanıyor” dendiğinde pek çok insanın kafasında soru işareti oluşmuş, oyun piyasaya sürüldüğünde ise yaşanan kontrol problemleri ve birimlere tam manası ile hakim olamama kimi insanların oyundan soğumasına yol açmıştı. Neyse ki oyunun mükemmel senaryosu, döneme göre güzel grafikleri ve eşsiz atmosferi ile kalitesinden ödün vermemişti. Daha sonraları piyasaya sürülen üç boyutlu strateji oyunlarına baktığımızda ise; grafiklerin stratejilerde görmeyi umduğumuzdan çok daha ötedeki seviyelere ulaştığı fakat yine de kontrol zorluklarının beraberinde getirdiğini gördük.
[Linkleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye olmak için tıklayınız...]Efektler çok başarılı Son dönemlerde ise gelişen teknoloji ile birlikte ekran kartlarının transistor sayısı o denli arttık ki; bir zamanlar hayal bile edemediğimiz kartlar, şimdi “düşük sistem” diye tabir ettiğimiz makinelerin üzerinde bulunuyor. Hal böyle olunca 2 boyutlu oyunlar neredeyse tamamen rafa kaldırıldı ve oyun türü ne olursa olsun 3 boyut kavramı artık tamamıyla hayatımıza girdi. Öyle ki son zamanlarda çıkan tüm strateji oyunlarının 3 boyutlu olması kimse için endişe teşkil etmedi. Hatta kimi örnekler ise son derece başarılıydı. C&C Generals ve Warhammer 40,000: Dawn of War bu sözlerime iki güzel örnek. ATARI ve Eugen Systems işbirliği [Linkleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye olmak için tıklayınız...]Gerçek mekanlar oyuna aynen aktarılmış. Act of War da yaklaşık bir senedir piyasada ismi geçen, gerçekçiliği ön planda tutma konusunda epey vaatleri olan ve hit olması muhtemel oyunların başında geliyordu. Atari gibi güçlü bir firmanın kanatları altında sistem mühendisi ve sanat direktörü iki kardeşin kurduğu Fransa asıllı Eugen Systems isimli oyun firmasının ilk ciddi deneyimi olması oldukça ilgi çekici. Yakın gelecekte geçen ve dünya’nın söz sahibi olan devletlerin güç kapışması diye tabir edeceğimiz bir senaryoya sahip oyun, ilk olarak güzel grafikleri ile dikkatleri üzerine toplamıştı. Ana senaryosu ise New York Times gazetesi tarafından 15 kez ‘en çok satan askeri roman yazarı’ ödülü alan Dale Brown’un gelecek teknolojileri ve savaşları üzerine yazdığı bir hikayeden esinlenilerek yapılan oyunun gerçekten başarılı olacağı neredeyse anlaşılıyordu. Her hangi bir gecikme ve erteleme yaşamadan tam belirtilen tarihte piyasaya sürülen Act of War gerçektende kaliteli ve işi bilen bir ekip tarafından hazırlandığını hemen belli ediyor. [Linkleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye olmak için tıklayınız...]Şehrin ortasında savaş Act of War: Direct Action güçlü bir senaryoya sahip olduğunu daha DVD’yi bilgisayarınıza yerleştirdiğiniz anda anlaşılıyor. DVD9 formatı ile üretilen oyun o kadar çok video ve materyal içeriyor ki DVD’yi ağzına kadar doldurmuş durumda. Daha kuruluma başladığımız anda oyun bizi şaşırtıyor. Yaklaşık 15 dakika sürecek olan install esnasında zamanı çok güzel kullanan bir video izliyoruz. Oyunumuzun ana temasını genel yapıları ile anlatacak olan bir Talk Show ekrana geliyor. Konu, her gelecek temalı oyunda olduğu gibi enerji. Bir yanda dünya’nın enerji ihtiyacını petrol kaynaklarını kullanarak karşılamasını savunan zat, diğer tarafta yeni geliştirilmiş bir enerji türünü kullanarak çevreyi daha az kirletmeyi fakat bunun sonucunda biraz daha yüksek fiyat öneren diğer zat. İki tarafın da kendince haklı olduğu yan var elbette ve tam 15 dakika boyunca konuşup asla uzlaşmaya varamıyorlar. Enerji konusundaki bu kadar uzun süren tartışmaların ardından oyuna tıpkı isminde olduğu gibi aksiyonun tam ortasında başlıyoruz. İlk operasyonumuz tüm Amerikan filmlerinde olduğu gibi Libya çölünün ortasında terörist avı ile başlıyor. Küçük çaplı bir operasyonu kontrol ederek hedefimizi canlı olarak ele geçirmeye çalışıyoruz. İlk gördüğümüz manzara bize fazlasıyla C&C Generals oyununu anımsatıyor. Yaptığımız her hamleden sonra ve hamleden önce ekranın sol üst köşesinde düzenli olarak videolar izliyoruz. Uydudan gelen veriler doğrultusunda gideceğimiz yeri görüyor ve yapacaklarımızı planlıyoruz. Bir askeri birliği yok etmemiz emredildiğinde ve bunu başardığımızda yine küçük videoda olayları izliyor, atmosferi yakalıyoruz. Yaptığımız bu ilk görev fazlasıyla basit ve oyunu öğrenmemiz için ilk adım oluyor. Daha sonraları özel askeri timi yöneterek şehir içindeki asayişi sağlıyor ve bir anda terörist saldırıların üstesinden gelmeye başlıyoruz. Oyunun bekli de en güzel yanı aksiyonun hiçbir zaman düşmemesi. Sürekli olarak olaylar birbirini izliyor ve sürekli bir telaş içinde oluyoruz. Daha doğrusu oyunun başına oturduğunuzda gidip bir çay almaya vaktiniz olmuyor. [Linkleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye olmak için tıklayınız...]Üs bombardımanları oyunun kilit noktası İlk görevlerde emrimizdeki askerleri yönetip belirli noktaları ele geçirerek ilerlemek üzerine kurulu olsa da daha sonraları üs kurma ve savunma hattı çekme gibi temel strateji görevlerini de yerine getiriyoruz. Aslında genel yapı itibarıyla hayatında bir kez olsun strateji oynamış birisi Act of War’a da kısa bir sürede alışıp kurallarını öğrenecektir. Fazladan pek bir ayrıntısı yok. Şehirde geçen bölümlerde Red Alert oyunlarında olduğu gibi binaları ele geçiriyor, yolların korumasını sağlıyoruz. Bunun haricinde ormanlık ve ağaçlık alanların içlerine konuşlanarak hem iyi bir savunma sağlıyoruz, hem de kamuflaj avantajını kullanıyoruz. Alışılagelmiş genel strateji kuralları [Linkleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye olmak için tıklayınız...]Havadan saldırılara dur diyen arkadaş Kaynak yönetimi kafa yorucu bir sistem sunmuyor. En temel kaynağımız para ve elektrik. Parayı rafinerilerde tahmin edeceğiniz üzere petrolü işleyerek kazanıyoruz. Ayrıca savaş esnasında düşman esirleri toplayarak da para kazanabiliyoruz. Her stratejide olduğu gibi ne kadar çok bina yaparsak o kadar çok enerjiye ihtiyaç duyuyoruz. Dolayısıyla enerji ihtiyacı için de elektrik santralleri yapmamız gerekiyor. Kısacası oyunun kaynak sistematiği gayet sıradan ve basit. Ana senaryo modunda hemen Amerikan askeri birimi ile oynamaya başlıyoruz, ama gerek çoklu oyuncu modunda gerekse bilgisayara karşı oynadığımız senaryo harici savaş modlarında seçilebilecek 3 farklı birlik var. Bunlar: US Army, Consortium ve Task Force Talon. Bu gruplardan Consortium oyundaki kötü diye ifade edilen tarafı oluşturuyor. Genel yapı itibari ile birbirlerinde pek bir farkı olmayan bu birliklerin askeri birimleri de hep birbirlerini tamamlayacak tarzda. Bir tarafın eksik yanını mutlaka diğer grup bulup değerlendirebiliyor. Her birinin artıları eksileri olduğu gibi genel fark bir grubun ucuza mal ettiği birliği diğer grup daha pahalıya mal ediyor. Sonuçta bir taraf askeri birlik yönünden üstün olurken diğeri teknoloji ve ağır silah bakımından üstün oluyor.Act of War stratejik kurallar yönünden ne eksik ne de fazla bir yapım. Her şey alışılagelmiş yapıda ilerliyor. Ancak konu görsellik olduğunda bir an durmak gerek. Çünkü oyunun her anında göreceğiniz grafikler daha evvel hiçbir stratejide görmediğiniz kadar kaliteli ve detaylı. Kuşbakışı izlediğiniz bir sokak çatışmasın zoom yapar da yakından izlerseniz; her birimin sanki bir aksiyon oyunundaymış gibi güzel animasyonlarla hareket ettiğini, patlamalarda etrafa saçıldıklarını görebilirsiniz. Harita dizaynı ise ayrı bir başarı konusu. Çatışmaların geçtiği şehirler neredeyse birebir oyuna aktarılmış. Binalara şöyle bir göz ucuyla baksanız bile her birinin diğerinden farklı olduğunu ve hiç tekrar etmediğini görebilirsiniz. Ayrıca savaş esnasında tüm cisimler patlamalardan zarar görebiliyor. Yollarda çukurlar oluşuyor, binalar hasar görüyor. En güzeli ise araçların patlamaları. O kadar güzel efektlere şahit oluyoruz ki; strateji oynadığımızı unutabiliriz. Grafiklerle ilgili detayların ne denli yüksek olduğunu anlamak için trafik levhalarına bakın. Kuşbakışı haritada sadece basit yeşil levha gibi görülüyorlar, ama zoom yapınca, gidilecek yön ve semtin adı gayet okunaklı bir biçimde yazılmış olduğunu fark ediyorsunuz. Unutmadan söylemem gerek ki oyunun senaryo işleyişi gerçekten başarılı. Sürekli araya giren videolar ile senaryo bütünlüğü sağlanıyor. Tıpkı C&C serilerinde olduğu gibi gerçek aktörler ile çekilmiş videolar, televizyonda izlediğimiz aksiyon filmlerini aratmıyor. Üstelik bu videolar oyun ile öyle bütünleşiyor ki resmen videonun devamını oynadığımızı hissediyoruz. Sonlara doğru [Linkleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye olmak için tıklayınız...]Tipik Amerikan oyuncağı Strateji oyunlarının ana senaryoları genelde bir haftaya kalmaz her oyuncu tarafından bitirilir ve artık o oyunu oynamak için geriye kalan tek sebep çoklu oyuncu modudur. Act of War’da çoklu oyuncu modunda benzeri oyunlardan eksik kalmıyor. Görmeye alıştığımız her mod mevcut. Fakat benim hoşuma giden haritaların yapısı oldu. Multiplayer haritaları gayet güzel tasarlanmış ve bizimde birer tane yapabilmemiz için editör mevcut. Sonuç olarak Act of War gerçek zamanlı strateji türünde çok başarılı bir yapım. Tek eksik yönü; türe önemli bir yenilik getirmemesi denilebilir. Hatta güzel grafikleri ve düşmeyen temposu haricinde piyasadaki örneklerden çok fazla farkı yok. Yine de her strateji sevenin sistemi el verdiği ölçüde bu oyunu denemesinde fayda var.
__________________
Eskişehir Namık kemal 8/C'ye selamlarımı gönderiyorum öğretmen masası önüne bakın Belkide herşey kalpte değil kafadada olmalı... Ne kadar ölü olsada İnsan ölür kalbi yok olur ama düşünceleri asla... uh ben uydurdum bea ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
|
|
|
|
|
#2 (permalink) |
|
Savaş Metni
![]() Üyelik Tarihi: Sep 2008
Mesajlar: 120
Rep Gücü: 3
Rep Puanı: 10
Rep Derecesi : ![]() |
20 mesajı olmayanlar foruma link koyamazlar. Virüs ve trojanleri engellemek için böyle bir kural uygulanmaktadır.
__________________
[Linkleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye olmak için tıklayınız...] |
|
|
|