![]() |
|
|
#1 (permalink) |
|
Yönetici
![]() ![]() Üyelik Tarihi: Feb 2008
Nerden: Edirne
Mesajlar: 2.227
Rep Gücü: 2219
Rep Puanı: 217177
Rep Derecesi : ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
“Serhat, Telegol için acele davrandı”
Ekranların sakin yüzü, Fenerbahçelilerin Ziya Ağabeyi... Ziya Şengül, program yaptığı günlerde Andan Aybaba ile olan atışmalarından Telegol maceralarına, Fenerbahçe'nin Avrupa hayalinden Beşiktaş'ın ‘çalınan puanlarına’ kadar birçok şeyi konuştuk. Sivasspor'un yarışı zirvede tamamlayacağına inandığını belirten Ziya Şengül, Ahmet Çakar ile yapacakları programın reytinglerini alt üst edeceğini dile getirdi. *** Sarı-Lacivertli formayı yıllarca taşıyan Ziya Kaptan, sadece Fenerbahçelilerin değil, tüm futbolseverlerin saygı duyduğu isimlerden biri... Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş için söyledikleri tüm kulüp taraftarlarınca kabul gören, hürmet edilen bir futbol adamı Ziya Şengül... Randevu talep ettiğimde sadece Fenerbahçe'yi değil, tüm kulüpleri sportmenlik çerçevesinde rahatlıkla konuşabileceğimizden emindim. Nitekim, röportajın ilerleyen bölümlerinden siz de bana hak vereceksiniz... Röportajımız için buluştuğumuzda çalıştığı gazetedeki köşe yazısını kaleme alırken buldum Ziya Kaptan'ı... Yazısını tamamlamak için istediği 5-6 dakikalık zaman diliminin ardından, artık karşılıklı soru ve cevaplar için hazırdık. Görüşmemize, Ziya Kaptan'dan geride kalan ilk yarı için futbol takımlarımız adına bir performans değerlendirmesi isteyerek başlıyorum... Ligin flaş ekibi Sivasspor ile başlıyor sözlerine Ziya Şengül... ![]() “SİVAS YARIŞI ZİRVEDE TAMAMLAR” “Ligin ilk yarısında özellikle Sivasspor'un sahaya koyduğu yürekten istekli futbolu, zor imkanlar içinde zirve yarışında herkesten fazla olan inancı, Sivas'ı toplum halinde takım üzerine pozitif bir enerji yükledi. Mecnun Otyakmaz yüreklerini Sivasspor için ortaya koyarak muhteşem bir ikili oluşturdular. Herkesin aklına ‘Sivasspor ikinci yarıda da aynı futbolu sergileyebilecek mi’ diye bir soru geliyor. Bu kadar arzulu bir takım, yönetim ve teknik kadrosu bu sinerjiyi aşılayabiliyorsa, bundan sonra da aynı şekilde olacaktır. Mecnur Otyakmaz ve Bülent Uygun'un yönetimi ve liderlik görüntüleri, başarının tesadüf olmadığını gösteriyor. Anadolu takımının Trabzonspor'dan sonra böyle bir başarıyı asla küçümsenmemeli. Sivasspor'un ligin bitiminde zirvede yarışı tamamlayacağını zannediyorum.” - Nadir olarak karşılaştığımız 'Bir Anadolu takımının bu başarısına' nazar değer mi?.. Kendi halinde bir takım olan Sivasspor'un önünü kesebilecek bir dış müdahale olabileceği ihtamali olabileceğini düşünüyor musunuz? “Bence bu önyargılı bir düşünce. Sivasspor’un, Sivas halkının, taraftarının tek yürek olması tüm güçlükleri aşabilir. Hiçbir güç, Sivasspor'un sağlıklı bir şekilde sahaya yansıttığı futbolunun önünü kesemez. Sivas, bu imkanlar içinde bu başarıyı elde ediyorsa, önüne engel koyacak, diğer kulüpler, hakemler, teşkilat, dış etkenler başarılı olamaz. Buna kimsenin gücü yetmez. Çünkü neden? Yüreğiyle, eğriyi doğruyu gözetmeden ne yapılması gerekiyorsa yapılaşma adına yapmaya da hazırlar. Belki bir iki hakem hatası olabilir. Bu her takım için geçerlidir. Sivas için de olmuştur. Sivasspor asla mazeret beyan etmedi. Hatta Bülent, Beşiktaş maçında futbolcularına, ‘Çıkın iyi futbol oynayın. Ondan sonrasını göreceksiniz, netice alırsınız’ dedi. Kaybetmeyi dahi özümsemişken, yüreklerini sahaya koyan bir Sivas ekibi var. Futbolda her şey var...” “OLURSA, BATSIN BU TÜRK FUTBOLU!” - Sakatlık tamam da aksi bir şeyler olmasın!.. “Valla.. Sivasspor'un önünü kesecek, taş koyacak bir güç varsa onu tanrı katına yollarım. Gereken ne varsa, orası görür zaten!..” - Birçok spor otoritesi, Sivasspor'un bu çıkışını tamamlayamayacağını, Anadolu takımının şampiyonluğunun imkansız olduğunu dile getiriyor. “Bu her takım için geçerli. Sivasspor'un ligin ilk yarısındaki performansını hayal olarak görecek lükse sahip değiliz. Sivas bu şekilde devam ederse arslanlar gibi bir yerde olur, kimse de engelleyemez.” “GALATASARAY 'ACABALAR' İÇİNDE” - 3 büyükler için değerlendirmenizi alsam... Bu takımların sizi sükut-u hayale uğratan bir tarafı oldu mu? “Oldu tabii.. Şöyle ki, Galatasaray lige çok iyi başladı. Puan avantajını son haftalara kadar da taşıyarak geldi. Galatasaray'da benim hiç de alışık olmadığım bir anlayış ortaya çıktı. Galatasaray çok sesli olmaya başladı. Menajer konuşuyor, yönetici konuşuyor, antrenör konuşuyor, futbolcu konuşuyor... Kaybedilen puanlar sonrasında Hasan Şaş gibi tecrübeli bir futbolcu dahi, ‘Galatasaray'ı bırakıp başka takımda oynarım’ diyebiliyor. Camiada fokurdayan bir şeyler var. Benim yıllardır ezeli rakip olarak gördüğüm Galatasaray'da 'kol kırılır yel içinde kalır'dı. Galatasaray'ın dışarıda konuşulması hep güzel yönleriyle olurdu. Ama şimdi bakıyorum, Galatasaray içi dışıyla birleşmiş, acabalar içinde anlamsız bir kaos yaratıldı. Başıbozukluk var.” ![]() “PATRON HER İŞİ YAPMAZ” - Bu durum nereden kaynaklanıyor? Özhan Canaydın, yönetimi çok eleştirildi, siz nasıl buluyorsunuz? “Herkesin söylediği, ‘Özhan Canaydın, iyi bir yönetmen değil’ sözüne sıcak bakmıyorum. Ama ben başkansam, takımı yönetmeye gelirim. Teknik kadronun yapılaşmasına profesyonel birilerini getirdiysem, bunu onlar yapar. Dünyanın hiçbir yerinde patron her işi yapmaz. Bakıyorum Feldkamp, herkesin takıldığı gibi ben de bu sürece takıldım, Gençlerbirliği OFTAŞ maçında takımının başında yok.” - Grip olduğunu söyledi, takımı Ahmet Akcan'a takımı bıraktı... “Baba yarın da dişim apse yaptı, yok kabakulak oldum diyecek...” - Valizleri olmadan geldiği yazıldı, otelde kalıyor. Özellikle mi bunlar konuşuluyor?.. “Biz biraz de egzajere eden bir toplumuz. Valizlerini sayarız. Zaman zaman gümrük muhafaza memuru oluruz. Feldkamp bulunduğu konumdayken, onun vatandaşı Schuster, Barcelona - Real Madrid maçında Noel için takımını yalnız bırakmadı. Pekala paşa gibi Ankara'dan gelir uçağına biner gidersin.” “G.SARAY, KOMUTANSIZ ORDU GİBİ” - Feldkamp'ın bu tavrı takıma soğuk baktığı şeklinde yorumlandı, size göre?.. “Bu beni çok ilgilendirmez. Profesyonellik ölçüleri içinde, kim olursanız olun görevinizi yapacak, sonra da lüks hayatınıza bakacaksınız. Feldkamp'ın mazeretleri futbol adına kabul edebiler mazeretler değil. Bunlar Galatasaray'ın iç sorunları. Ben ne yaptığına bakarım, yargılayacak kişi biz değiliz. Maçı izler, oyuna ve neticeye göre yorumlarımızı yapar ya da yazarız. Ama takımın başında olmayan bir kişiyi ben ordunun başında olmayan komutan gibi görürüm. Kaybedersen de sen kaybedersin. Kendi koyduğun kuralları sen uygulamıyorsan, o müessese zaman zaman bu tür çatırtılar yaşayabilir.” - Aynı durum Trabzonspor'da da yaşanıyor... “Doğrudur, Trabzon'da yıllardır bir yönetim kaosu var. Seçim zamanı geldi, seçimi ertelediler. Sezon başı bir teknik direktörle başlanıyor, değişikliğe uğruyor. Futbolcular, eski 4. büyük Trabzonspor'un büyüklüğünü taşıyacak görüntüyü sahada sergileyemiyorlar. Bu tribünlere yansıyor. Bu katı hareketlenme, Trabzonspor'un kendi sahasında oynama rahatlığını yok etti. Dolayısıyla Trabzonspor, uzun senelerdir özlediği şampiyonluğu sezon başında sıcak beyanatlarla gündeme getiriyor. Hep ‘olacak’ beklentileri... İstekleri olmayınca farklı beklentiler ortaya koyan bir toplum halinde Trabzonspor. Özelikle kendi iç bünyesini düzeltmesi lazım. Eskiden Trabzonspor'un oynadığı futbol, kazandığı maçlar ve şampiyonluklar konuşulurdu. Oysa şimdi, yönetimi, tribünleri, sahadaki agresif davranışları konuşuluyor. Sahası kapatılıyor, puanları siliniyor. Yani, bu tür olaylar kendi küpüne zarar veriyor.” “DIŞARIDAN GELEN TRABZON'UN YÜREĞİNİ TAŞIYAMAZ” - Naçizane bir tespitimi paylaşmak istiyorum izin verirseniz... Trabzonspor'a dışarıdan gelen oyuncu başarılı olamıyor. Yıllar önce alınan o şampiyonluklar, üst üste gelen başarılı takımda, teknik direktörü, futbolcusu, tribündeki seyirci aynı heyecanı yaşayabiliyordu. Şimdi o frekans tutmuyor... “Çok doğru hatırlıyorsunuz. Trabzonspor'u başarılara taşıyan isimler; Ahmet Suat Özyacı ve Özkan Sümer. Bu iki teknik adam kendi altyapılarından yetişen oyuncularla bu başarıları elde etti. Büyük olduğunuzu zannettiğinizde, dışarıya açıldığınızda o potansiyel gücü de kaybetmemeniz lazım. Trabzon, kendi bünyesine dönmeyip de, hep dışardan lüks bir görüntü vitrinlemek istedi. Dışarıdan o çok kadar futbolcu, teknik adam geldi ki Trabzon'a... Ama gördük ki, Trabzon yüreğini taşıyamıyorlar... Trabzonlu olabilmek için önce Trabzon'un içinden o gücü getirip Trabzon'a monte etmek lazım. Ben bir futbol adamı, olarak eski bir Fenerbahçeli futbolcu olarak Ahmet Suat Özyazıcı ve Özkan Sümer'in liderlik vasfındaki teknik adamı Trabzon'un başında arıyorum. Ama, göremiyorum.” - Son yılların sıkça gündeme gelen ekibi Beşiktaş'a gelirsek?... “Bir kere Beşiktaş'ın seyircisi mükemmel...” - Ahd-i vefa sonsuz yani... “İnanılmaz... Beşiktaş'ın en kötü gününde o tribünler doluyor. Takımı desteklemek adına da tek yürek oluyorlar. Dünyanın her yerinden Beşiktaş'ın seyircisinin ayrı bir yeri var. Manşetlere kadar taşınmışlıkları var. Beşiktaş'ın transferleri çok tartışılıyor. Bir Del Bosque olayı...” - Avrupa'da da çok sık konuşuldu. “Olacak şey değil... Avrupalı bir oyuncu ya da teknik adamla sözleşme yaparken, kulübün tapusu veriliyormuş gibi geliyor bana. Ama yollar ayrılıyor, önünüzdeki sözleşmeyi bir tarafa itip, duygusal davranıyorsunuz.” - İşte o zaman da hukuk devreye giriyor. “Sadece Del Bosque için değil, Tigana için de geçerli. Bazı futbolcularla anlaşıyorsun, sonra nasıl vazgeçiyorsun? Ne oluyor?.. Artık bizim değişmemiz lazım. Bakıyorum, Beşiktaş'ta olağanüstü özverili, çok büyük transfer harcamaları yapılıyor. Özellikle bu sezon bakıyorum, Beşiktaş 3 puan liderin gerisinde ama bir panik atak içerisinde. Yıllardır süregelen bu yanlışlar Beşiktaş’ı eleştiri oklarının hedefi haline getirdi.” “BEŞİKTAŞ’IN YOLUNA TAŞ KONDU” -Yıldırım Demirören'in gelişinden bu yana kulübün kimi kesimlerinde bir rahatsızlık var. Siz bunu neye bağlıyorsunuz? “Yıldırım Demirören, ekonomik gücünü Beşiktaş adına olabildiğinde sarf eden, çok iyi niyetli bir Beşiktaşlı. Babası da Beşiktaş'ta top oynamıştı. Böyük bir işadamı. Yani ailece Beşiktaş'a sevdalılar. Kimse şunu görmemezlikten gelmesin, sezon başında Beşiktaş'ın aleyhine olan hakem kararlarıyla hakları yenildi, onların yoluna taş konduğu söylenebilir. Ben bunu söylüyorum. Beşiktaş'ın Ankaraspor maçında atmış olduğu gol, hakemin yanlış kararı bir infazdır. Beşiktaş'ın 3 puanı gitmiştir. Şu anki puantaj sıralamasına baktığınızda 3 puan koyarsanız, Beşiktaş ligi zirvede bitirmiştir. Şu anda bir tedirginlik var. Neden?.. Beşiktaş'ın yöneticisi olsanız, haklarınızın bu kadar göz göre göre gasp edildiğini yaşarsanız isyan edersiniz. Beşiktaş isyan etti. İnanımaz şekilde ceza yedi. Kim yedi?.. Beşiktaş Kulubü Başkanı Yıldırım Demirören... Be kardeşim, benim 3 puanım çalındı. Bu çalınan puan için ‘Ne kadar iyi oldu. Bravo attığım golü vermediniz. 3 puanımı da yediniz mi’ demesi lazım.” - Bu kadar sık hakemlerin konuşulması hakemlik müessesesine de zarar vermiyor mu?.. “Pardon yani... Benim ayağıma basıyorsun, canım yanıyor. Ses çıkmayacak mı? Beşiktaşlı taraftarların da yöneticilerin de, futbolcularının da bu kadar isyankar olmasının nedeni, hakemlerin kötü yönetimidir. Ama bir gerçek vardır. Beşiktaş, gasp edilmiş puanlarının karşılığında isyankar olmuştur. Herkesin olması gerektiği gibi.” “DÜNYA KULÜBÜ YARATILDI, ARTIK SIRADA BAŞARI VAR” - Gelelim şimdi Fener'in bahçesine!.. “Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım ile başlamak istiyorum. Dünya beyefendisi, sessiz, Fenerbahçe sevgisiyle donatılmış bir insan. Diğer kulüp başkanları gibi değil. Fenerbahçe'nin her türlü hakları yeniliyor, hatta takım bazen musalla taşına kadar taşınan bir tabut haline getiriliyordu. Aziz Yıldırım yine beyefendi... Ama baktı, Fenerbahçe'nin hakları yendiği süre içinde o başkanlık koltuğu Aziz Yıldırım'a yakışmıyor. Yıldırım ilk olarak kurumsallaşmayı, medeni bir dünya futbol kulübü yapmayı, F.Bahçe'yi her birimiyle Avrupa çapında bir hale getirmenin planlarını yaptı. Altyapı ve tesisleşmeye olağanüstü özen gösterdi. Kulübün 100 yıllık tarihinde önemsediğim isimler vardır, ama bir Aziz Yıldırım gelmemiştir. Şükrü Saracoğlu Stadı'nı mükemmel bir hale getirdi. Ali Şen ile başlayan Samandra Tesisleri, taş taş üstüne konarak Aziz Yıldırım tarafından mükemmel bir kamp tesisi ve antrenman sahasına dönüştürüldü. Dereağzı'ndaki antrenman ve kamp tesisleri elden geçirildi. Bunlar geleceğe yatırımdır. Aziz Yıldırım, patentli bir Fenerbahçe markası yarattı. Geri dönmeye de başladığı zaman Türkiye standartlarının üzerinden 30 milyon dolarlık ürün satışları başladı. Avrupa'da ve dünyada yıldızlaşmış star oyuncuları F.Bahçe'ye transfer etti, transfer bedellerini ise fazlasıyla kazandı. Fenerbahçe'yi konuşurken, şu ana kadar takımın başarısından, Şampiyonlar Ligi'ndeki maçlarından hâlâ söz etmedik. Bir dünya kulübü yaratmanın temelleri atıldı. Bu açılımların arkasından artık başarı bekleniyor.” “CAMİA İYİ YILDIRIM'A SABIR GÖSTERMİŞ” - Bu açılımlardan biri de Roberto Carlos oldu... “Alex vardı, Appiah vardı. Anelka vardı. Ortega vardı. Ortega geldiğinde de ürün satışları patladı. Fenerbahçe'nin bu mükemmellikleri yerli yerine oturdu. Fenerbahçe, bu sezon lige iyi başlamamasına rağmen Şampiyonlar Ligi'ne iyi bir giriş yaptı. Unutmayalım, bugün Avrupa'da futbol platformunda Fenerbahçe konuşulurken, bir yandan da Roberto Carlos deniyor, Alex deniyor, Zico deniyor... Bir marka değerini Avrupa'ya taşıdığınız zaman bir başarı elde ettiniz demektir. Zico da bir yıldızdır. Biz duygusalızdır, hemen herkesi de asistan yaparız. Zico'nun dünya futbolunda önemli bir kariyeri var. Zico ülkesinde sadece futbolcu değil, spor bakanlığı yapmış bir isimdir. Ekip halinde bambaşka bir hava yakalandı. Semih'i kimse bilmezken, bugün Avrupa'nın belirli büyük takımları onun adından söz ediyor. Atletico Madrid veya Valencia, Aurelio’yu istiyorsa işte bu marka değerini Avrupa'ya taşıyan Aziz Yıldırım'ın yaptıkları önemserim. Fenerbahçe camiası Aziz Yıldırım'a çok sabır gösterdi. İyi ki de göstermiş. Bugün Fenerbahçe'nin geldiği nokta Türk sporu için önemsenmelidir. Beşiktaş altyapısını tesislerini oluşturuyorsa, Aslantepe beklentisi içinde olan Galatasaray varsa, bunlar tatlı ve güzel rekabetlerdir. Bu artık Manisa'da da, Gençlerbirliği'nde de, Sivas'ta da yapılıyor.” “HER ŞEY BAŞLANGIÇLA BİTİŞ NOKTASI ARASINDAKİ BOŞLUKTUR” - Fenerbahçe'nin Sevilla eşleşmesini nasıl değerlendiriyorsunuz? “Kazanılabilecek duruma geldi. Kolay değil. Her maç zor maçtır. Ama F.Bahçe bu sezon Avrupa takımlarına karşı çok farklı bir maç sergiliyor. Fobilerini bir kenara bırakmak ve kazanmak için çıkıyor. Gol atan bir takım var artık. Ama her şey başlangıçla bitiş noktası arasındaki boşluklardadır. Bunlar futbol dünyasının içinde var. Özellikle ilk maçta kendi sahasında farklı kazanması gerektiği inancındayım. Umduğumuzu gerçekleştirirse, Fenerbahçe'nin yolu açık.” - Çok erken olmayacaksa, ligde şampiyon adayınız kim? “Hangi sezon olursa olsun, ilk favorim Fenerbahçe'dir. Sonra diğer takımları sayarım. Benim söylemem çok da doğru olmayabilir, ama serde Fenerbahçelilik var!..” - Belki de gönül bunu istiyor!.. “Gönül de istiyor, düşünce de... Bu kadro eğer buyük bir sakatlık yaşamazsa, hele hele Alex'e bir şey olmazsa Fenerbahçe'nin şansı çok. Ama, kaleci Volkan tek tabanca, Serdar'ın ne olduğu belli değil. Sivas şu an zirvede, ama neden şampiyon Fenerbahçe olmasın?...” "ALEX VE SEMİH'İN AYAK DİLİ AYNI”- Fenerbahçe'de dikkatinizi çeken, öne çıkan isimler kimler oldu? “Öncelikle Gökhan... Durup dururken sağ bek oldu. Gençlerbirliği OFTAŞ'ta sağ bek değildi. Zico oraya koydu, Milli Takımı'n da vazgeçilmezlerinden oldu. Zannediyorum ki aynı görüntü devam ederse, Avrupa'nın çeşitli takımları onu almak isteyecek. Alex'siz bir Fenerbahçe olacağını hiç düşünemiyorum. Çünkü, Alex gerçekten takımı yöneten, hele bu yıl kaptan olduktan sonra çok farklı top oynayan bir adam. Alex'in oynadığı dönemlerde Semih golle birleşir, gol atar. Benim tabirimdir bu; 'Bu ikilinin ayak dilleri çok iyi anlaşıyor'. Neden?.. Alex geldiği zaman, Semih hazırlığını yapıyor. Ayak dili dediğim budur...” - Siz bir dönem eleştirilerinizden dolayı tepki çekmiş bir yorumcusunuz.... Kuralları sorguladınız... “Alex'in geçen seneki maçta Galatasaray karşılaşmasında kaleci Aykut'un elinden topu aldığı pozisyon... Kural buna, ‘Ceza getir, faul ver’ diyor. UEFA ve FIFA kriterleri bu. Bu kriterleri yapan, kuralları koyan insanlar değil mi?.. Ben de futbolun içinden gelen bir adam olarak, kaleci elinden topu çıkarmışsa, bu kural futbol adına 'yanlış' diyorum. Ben bunu söylediğim zaman bana, ‘Sen UEFA'dan daha mı iyi biliyorsun’ diyorlar. Ama ben hakemin vermiş olduğu kararı. Kitapta öyle yazıyorsa doğru, ama bana göre doğru değil...” “TELEGOL İÇİN ACELE BİR KARARDI” - Sporseverler ekranda Telegol'ü sevdiler. Siz, bir 'Top 10' yapsanız, bu ekibe kimleri dahil edersiniz?.. “Biliyorsunuz Telegol ekibi ayrıldı. Çok iyi bir marka değeri kazanmıştı. Özellikle Serhat Ulueren, olağanüstü şekilde Telegol'ü bir yere taşıdı ve zirve yaptı. Fakat, her nedense Serhat Ulueren kardeşimiz Star TV'den kendi görüş açısıyla bir uyumsuzluğun var olduğunu sayarak ayrılmayı tercih etti. Ekip olarak beraber olacaktık, Ben bulunmuş olduğum TV kanalından ayrılmayı düşünmedim. Hatta bire bir konuşmalarımızda, ‘İyi bir marka değeri var, bir yerlere taşıdın. İyi düşünmek lazım’ dedim. Büyük bir ihtimalle, Serhat, başka bir kanala da bu marka değerini taşıyabileceğini zannetti. Kimi iyi futbolcu vardır. Taşıdığı forma içinde çok iyidir de, başka bir takıma transfer olduğunda aynı başarıyı gösteremeyebilir.” - Nedendir o? “Neden biliyor musunuz?.. İnsanımız duygusaldır. Alışagelmiş bir toplum var. O kanalı açtığında o programa alışmış. Şimdi o saatlerde Star'da Futbollig var. Ben orada devam ediyorum. Ve çok mutluyum. Serhat Ulueren'in Star'da zirve yapan ekibi, yeni kanalında aynı havayı yakalayamadı. Serhat, ekibiyle sadece program için yaşayan bir kişiliğe sahip. Benim genlerim alışmışsa, bıraktığımda boşta kalırım. Bunu bıraktığın an boşta kalabileceğini daha önce düşüneceksin. Onlar benim eski ekip arkadaşlarım. Başarılı olmalarını isterim. Bence aceleci bir karardı...” “ZİYA ŞENGÜL - AHMET ÇAKAR KAPALI GİŞE YAPAR” - Ali Sami Alkış, Ahmet Çakar, Adnan Aybaba ile tatlı atışmalarınız oldu. Sizce TV'deki en ideal ekip hangisi olurdu? Adnan, futbolu demoralize eden, dağıtan, futbolla yakından uzaktan ilgisi olmayan, farklı biri. Adnan'ın futbolunun zavallı bir yapısı var. Hatta, ağabeyi Samet Aybaba, ‘Bu programa çıkmak için kaç lira alıyorsun, ben sana vereyim çıkma’ dedi. Bu şaka değil gerçektir. Ama ben söylüyorum. Bugün Ziya Şengül, Ahmet Çakar, herhangi bir yönetmen program yapalım, kapalı gişe olur, reyting rekorları kırılır. Karşılıklı fikirlerimiz çatışmıştır ama Ahmet'in futbola kitlesel bakışı, futbol zekâsı inanılmazdır. Çok ciddi bilgi dağarcığına sahip. En önemlisi de kitleye nasıl hareket edeceğini biliyor.” “ADNAN AYBABA SEMRA KAYNANA'NIN ERKEĞİ!..” - Adnan Aybaba ile yaptığınız “kalem'' diyaloğu hala Youtube'da en fazla izlenen görüntüler arasında yer alıyor. Pişman mısınız? “Herkes bilmez ama ben program sırasında karikatür çizerim. Adnan uzaktan kumandalı bir oyuncak gibi. Nasıl kurarsan, öyle geliyor. Buraya nasıl gelip karşınıza oturduysam, programa da ben öyle giderim. Ama Adnan'ı kurarlar, kurmazlar beni çok fazla ilgilendirmiyor. Çünkü, olay benim üzerimde döndüğü için!.. Beni sinirlendirecek ya... Fenerbahçe'ye olmayacak bir şekilde yerden yere vuracak ki, beni sinirlendirecek. İşte böyle bir konuşma içinde, kalem de elimdeydi. ‘Yeter be’ dedim, kalem elimden çıktı, bir baktım karşı tarafta. Ama herkes kalemi fırlattığımı zannetti. Öyledir işte, Ali Şen de Aziz Yıldırım'ın başını okşuyordu, ‘Yanağından makas aldı’ dendi. Daha sonra izleyenlerden özür diledim. Çünkü benim yapmamam gereken bir hareketti. Ben Adnan'ı kime benzetiyorum, biliyor musunuz? TV'de bir kaynana vardı.” - Semra Hanım mı? “Evet evet... Ben de Adnan'ı Semra Kaynana'nın erkek versiyonu olarak görüyorum. Kendine göre bir yerlere gelebilmek için olmayacak laflar sarf ediyor. Kalkıyor Beşiktaş'ın bir oyuncağını getiriyor. Sanki ondan başka Beşiktaşlı yok. Olmayacak, abuk sabuk şeylerle uğraşıyor.” - Birileri mi yönlendiriyor dersiniz? “Bu kadar detay vermek gazeteciliğe yakışmaz!..” - Ahmet Çakar yeni sezonla birlikta spor programına başladı. Size teklifte bulundu mu? “Bulundu, ama bizler müesseselerle sözleşme yaparak çalışıyoruz. Telegol'den ilk ayrıldığında ‘Birlikte olabilir miyiz’ dedi. Ağır tazminat şartlarını dile getirdim. Bugün, ayrı kulvarlarda devam ediyoruz.” “BEN DE BÜYÜK OYNAMAYI SEVERİM!..” - Serhat Ulueren'e karşı bir kırgınlığınız var mı? “Serhat'ı severim, Nasıl sevmem ki?. 7 yıl boyunca çalıştık. Bir kez değil, her hafta program yaptık. Futbolculuk dönemimde Fenerbahçe'de oynarken de Galatasaray'da Beşiktaş'da oynamayı hic düşünmedim. Kendimi önce TV'de izleyici olarak görmek, isterim. Kendim nasıl görmek istiyorsam öyle yazarım. TV'de izlemek istediğim biri varsa o şekilde olmak isterim. Olaylara sabırlı bakmakta fayda var. Büyük ihtimalle Serhat, benim o ekipten ayrılacağımı tahmin etmedi. Ben onlarla ilgili bir akit yapmamışken, yeni kanallarında dönen fragmanlarda benim adımı kullandı. O sırada bir tepki koydum. Kısacası Serhat, benim onlarla birlikte olmayışıma kırıldı. Hatta biraz da sinirlendi. Ben koşulların aynı olduğu bir yerde, reytingleri düşük olan bir kanalda bulunmayı tercih etmedim. Ben de büyük oynamayı severim. Güçlü bir müessesede çalışmayı, her zaman paraya tercih ederim.” - EURO 2008 şansımızı nasıl değerlendiriyorsunuz? “Türk futbolu ve futbolcusu Avrupa'nın en üst düzey takımlarının futbolcularından aşağı değil. Yeter ki, ‘Ben kazanabilirim’ diye sahaya çıksın. ‘Avrupalı benden dahi iyidir’ kompleksinden kurtulduğu anda Fatih Hoca ile başarıyı yakaladık. Başarılı olacağımıza inanıyorum.” Fenerbahçe merkezli olacağını düşündüğüm sohbetimizde Ziya Kaptan ile 3 büyüklerden, futbolumuza kadar her şeyi konuştuk. Ekranda pazar geceleri kimi zaman günün ilk ışıklarına kadar bizi ekran başında adeta rehin alan Telegol ile aklımdaki tüm soruları sıraladım. Ziya Şengül, içtenlikle yanıt verdi. Hele hele, ekranda izlerken dahi gülme krizine tutulduğum Adnan Aybaba-Ziya Şengül atışmalarını konuşurken, yüzümdeki gülümseme asla eksilmedi. Bu konuda Ziya Kaptan da beni yalnız bırakmadı!.. Konuşurken dahi bir kez daha doya doya güldük... Ama Ziya Şengül, bu konuda da tüm zarafetini özenle koruyordu... Röportaj: Saadet ÖZCAN
__________________
Server:Alesta Krallık:Jinno Seviye:59 At Seviyesi:11 Karakter:Erkek Savaşçı Medeni Hali:Evli ---------------------------------------- --------------------------------------------- ![]() --------------------------------------------- [Linkleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye olmak için tıklayınız...] |
|
|
|
![]() |
| Etiketler |
| 8220serhat, telegol, icin, acele, davrandi8221 |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|